27.02.08 19:02
MİSKİN
Yazar: Selçuk Demirbaş, Kategori: Psikanaliz
Yorum yok
Bu bir film olsaydı, her şey böylece durmazdı herhalde… En azından böyle saatlerce durmazdı değil mi? En fazla birkaç saniye… Dursaydı da fazla ilginç olmazdı muhakkak. Öyleyse benim hayatım da şimdi fazla ilginç sayılmaz. Öyle ya, kim sinemaya gidip izlemek ister beni? Böylece duruşumu? Saatlerce… Şimdi ben sıkıcı mıyım yani? Bu kadar sıkılmışken, sıkıcı olanın ben olduğuma inanamıyorum. İzlemeyiversinler… Ben burada her şeyin duruşunu izliyorum. Saatlerce… Bu bir film olsaydı, beni oynamak çok kolay olurdu bir aktör için. Çünkü ben de duruyorum tıpkı eşyalar gibi.
Akşam filan da değil ha, öğle güneşi… Herkes o kadar hareketli ki dışarıda, ben onların yerine duruyorum sanki. Onların durmak isteyen taraflarını temsil eder gibiyim. Sanki ben böyle durmasam, sanki bir an hareket etsem, hepsi patır patır oldukları yere yığılacaklar yorgunluktan gibi hissediyorum. Sanki hepsine birer zincirle bağlıyım, daha doğrusu onlar bana bağlı gibi…
Yapacak bir işim yok mu acaba? Hatırlayamadım birden… Fazla düşünmeyeyim neyse… En son ne zaman yemek yedim? Aç mıyım? Yeterince değil… Şuradaki sürahi ve bardağı yanımdaki masanın üzerine almalıyım bir sonraki kalkışımda. Her şey çok güzel giderken susayıveriyorum birden, kalkmak zorunda kalıyorum. Onca insan tehlikeye giriyor.
Kendimi en çok kapalı bir televizyona yahut park halindeki hurda bir otomobile benzetiyorum. Bazen de pimpirikli ev hanımlarının kıymetli salon takımlarına. Hani kırk yılda bir misafir gelecek diye hiç kimse giremez ya o salonlara… Misafir de çoğu zaman oturma odasına alınır hani… Üçünü de -hatta dördümüzü de- seyretseniz saatlerce dururlar öylece. Hiç şikayet etmezler.
Yaz olsaydı şimdi, salonun ortasında, insan boyunun biraz yükseğinde volta atan iki üç kara sinek olur, hayatıma renk ve hareket katardı. Hem ben de onları izler dururdum, böylece açlığımı susuzluğumu da unutur, daha uzun kalırdım oturduğum yerde.
Hiç bir şey yapmadığımı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bütün bunları düşündüm ya? Neyse… Ben artık yavaş yavaş şu sürahi ile bardağı almaya gideyim. Kendinize iyi bakın, aman yorulmayın fazla…