Arsiv: Feb 2008

Wednesday, February 27th, 2008

MİSKİN

Bu bir film olsaydı, her şey böylece durmazdı herhalde… En azından böyle saatlerce durmazdı değil mi? En fazla birkaç saniye… Dursaydı da fazla ilginç olmazdı muhakkak. Öyleyse benim hayatım da şimdi fazla ilginç sayılmaz. Öyle ya, kim sinemaya gidip izlemek ister beni? Böylece duruşumu? Saatlerce… Şimdi ben sıkıcı mıyım yani? Bu kadar sıkılmışken, sıkıcı olanın […]

Yorum yok » - Posted in Psikanaliz by Selçuk Demirbaş

Wednesday, February 27th, 2008

ÖZGÜRLÜĞÜ TEMİN ETMEK

İnsan özgürlükten yana olmalıdır. Ne olursa olsun, özgürlükten yana olmalıdır. Fikrini, dinini, tercihlerini istediği gibi yaşamalı, bir başkasının özgürlüğüne dokunmadığı her noktada özgür düşünüp uygulamalı; fakat bunun yanında, sadece kendi özgürlüğünden yana değil, bir kavram olarak, tüm insanlar için özgürlükten yana olmalıdır. Tüm insanların özgürlüğü için dertlenmek, bu konuda çözümler üretmek herkesten beklenemeyecek bir erdem […]

1 Yorum » - Posted in Deneme by Selçuk Demirbaş

Tuesday, February 26th, 2008

MUTLULUK YAZISI

Bu işi sevmiyordu… Hemen hemen hiç… İşini seven kaç kişi vardı ki dünyada? Onlar ne mutlu insanlardır diye düşündü…
İnsan sahip olamadığı şeylere sahip olanları hep mutlu kabul eder kafasında, halbuki kendisinin sahip olduğu şeyler de bir başkasında yoktur elbet. Öyleyse onun sahip olmadığı şeylere sahip olanların da sahip olamadığı şeyler yok mudur? Onlar da başkalarını […]

1 Yorum » - Posted in Deneme by Selçuk Demirbaş

Monday, February 25th, 2008

SU

Akarsu… Akar su. Akar, akar, akar su…
Bir denizde bulur kendini yahut belki de sığışmış bulur küçük bir bardağın içine.
Elindeki bardağa bakar bir zenci çocuk, zira suyun vahşiliğini en yakından o görmüştür,
ve düşünür bunları.
Düşünür ki akan; evleri, setleri yıkan suyu bir bardağa doldurmak
acaba daldan dala uçan bir serçeyi,
ya da dağdan dağa uçan bir kartalı kafese kapatmak […]

1 Yorum » - Posted in Durum Öyküsü by Selçuk Demirbaş

Friday, February 22nd, 2008

İŞ YERİ YAZISI

Bir mercek… Işığı kırıp yönünü değiştiriyor. Zira zaten mercekler bu iş için yapılmıştır. Yuvarlak… Bir demir parçasına misina ile bağlı. Simetriğinde bir başka mercek, bire bir kopyası… O da aynı demir parçasına misina ile bağlı. Demir parçası da bir şeylere tutunmuş, bir adamın kulaklarına. Adamın sağlam kulakları ve burnu, sağlam olmayan gözlerine, bir gözlük tutarak, […]

1 Yorum » - Posted in Tasvir by Selçuk Demirbaş

Thursday, February 21st, 2008

YOL YAZISI

Bir kamyonun lastiği ile yol arasına sıkışan ince bir taş, olduğu yerden fırladı ve mermi hızıyla çarptığı gecekondunun camını kırıverdi. Olağan bir çığlık yükseldi evden, peşinden sinirli ve küfürlü söylenmeler. Allah bilir kaçıncı kez kırılıyordu aynı cam, öyle ya; bu mıcırlı yolda kamyonlar cirit atardı öğleden sonraları. Yarı tülbentli bir kadın camdan dışarıya uzattı başını. […]

Yorum yok » - Posted in Tasvir by Selçuk Demirbaş

Thursday, February 21st, 2008

SOKAK YAZISI

Bu sokak hep böyle midir? Hiç rastladınız mı bilmem. Bu koku, insanlar, kanalizasyon kapakları, top oynayan çocuklar…
“Habitat zamanı” diye hatırladığım günlerde, sokaklarına bir lütuf parke döşenmiş kenar mahallelerin birinden birine, hep böyledir bu sokak. Dükkânının önünü yıkayan duyarlı kasap amcanın, yol kenarlarındaki suyollarında, en yakın logar kapağına kadar sessizliğe eşlik edecek minik ırmaklar oluşturması, ikindi […]

Yorum yok » - Posted in Tasvir by Selçuk Demirbaş